Selda Bağcan'ın FACEBOOK hesabı bulunmamaktadır. Sevenleri ile tek iletişim adresi bu sitedir.Selda Bağcan adına açılan SAHTE FACEBOOK hesapları için yasal yollara başvurulacaktır.
| Sevgili Selda |
Daha iki gün önce karşı karşıya oturmuş pazarlık yapıyoruz Ferhan'la. Bir dizi filmin senaryosu için... Daha doğrusu alacağımız para için... Bir sürü 'irkiltici' uğraşımın arasında hâlâ senaryo yazmak da var. Bu dizilerde Selçuk ve Kubilay suç ortaklarım... Bu harika maceraya onları 2-3 yıl önce ortak etmiştim.. Hâlâ kendilerine gelemiyorlar.. Ferhan Üçoklar ve Samim Değer ortak bir şirket kurmuşlar, dizi filmler çekiyorlar. Biz de senaryosunu yazacağız. Ferhan yıllardan beri dostum, Samim de. Samim dedim de. Aklıma geldi. Bir zamanlar dört arkadaştık. Seyhan, Samim ve Ümit nasıl da eğlenirdik parasız günlerimizde. Seyhan Karabay gitaristti. Ümit dediğim Ümit Aktan. Hani bir maçı anlatırken "Vay anasına sayın seyirciler" cümlesi ile spor literatürümüze giren spor spikeri. Ümit'le Seyhan, o günlerde aynı evde oturuyorlar. Her zaman olduğu gibi meteliğe kurşun atıyorlar. O parasızlık içinde bir gün Ümit, Seyhan'a demiş ki "Hani biz, bir zamanlar bir şey yerdik yahu... Zirpolo muydu neydi?" Pirzola'nın adını unutmuş... Samim, apayrı bir tip. O günlerde Müjde Ar ile evli. Müjde ise henüz Halit Refiğ'in o ünlü dizisi 'Aşk-ı Memnu'yu çekmemiş. Çiçeği burnunda bir tiyatro oyuncusu. Kocasını ayartıp, sabahlara kadar Klüp 12'lerde sürttüğümüz için ateş püskürüyor. Ama yine de ev sahipliğine diyecek yoktu doğrusu. İşte Samim ile Ferhan Üçoklar bir şirket kurmuşlar bu günlerde. Dizi çekiyorlar. Senaryosu için de pazarlığa oturmuşuz. Ferhan, Selda Bağcan'ın menajeri, can dostu.. İnsan dostları ile pazarlık yapamadığı için Ferhan yine beni kazıklamış. Her neyse, üç aşağı beş yukarı anlaştık. Sonra Ferhan'a "Bu hafta Aktüel'e bir röportaj yapalım Selda ile" dedim. "Tamam, ben ayarlarım" dedi Ferhan. Sonra bizim arkadaşlar gitti ve benim hayatımda dinlediğim en güzel yorumculardan biri olan bu harika insanla bir söyleşi yaptılar. Yayımlanmadan birkaç gün önce okudum Selda'nın söylediklerini... Medyaya isyan ediyordu. "Bir taraftan büyük kalabalıklara konser veriyorum, bir tarafta sokaktaki insanlar 'Selda Hanım müziği bıraktınız mı diye soruyorlar. Adana'da bir konser verdim yüzlerce kişi izledi, medyada tek bir haber yok... Aynı salonu İbrahim Tatlıses doldurunca haberlere konu oluyor..." Bu satırları okuyunca kıkır kıkır güldüm. Sevgili Selda ne kadar safmış. Hâlâ bunları nasıl öğrenememiş ve nelerden şikâyet ediyor? "Beni solcu belledikleri için medya afaroz ediyor" diyor... "Ben dönek değilim" diyor... Kendisine gösterilen ilgisizliği bunlara bağlamakla nasıl da yanılıyor. Selda, sadece iyi şeyler yapmaya çalıştığı için, kaliteli albümlere imza atmaya çabaladığı için aforoz ediliyor. Bu ülkenin geleneksel düzeysizliğine uygun insanlar ön plana çıkarıldığı için Selda aforoz ediliyor. Tıpkı, parmakla sayılacak birkaç başka 'iyi insan' gibi. Selda'nın bu röportajı perşembe sabahı yayımlandı Aktüel'de. Ama ne yazık ki, o ve can dostu Ferhan, perşembe sabahı bu yazıyı okuyamadılar. Çünkü bir gece önce bir trafik kazasında ölümden dönmüşlerdi. Selda Bağcan ölseydi, inanın ki ardından ağıtlar yazılmayacaktı. Binlerce insan cenazesine katılmayacaktı... O, dürüst bir insan, iyi bir şarkıcı olmanın bedelini sadece birkaç dostu ile paylaşacaktı... Ama şarkıları hala kulaklarımızda yankılanacaktı.. Boş ver be Selda.. Ölseydin bile, yine de bir sürü medya maymunu kadar adın duyulmazdı... Bunun için yaşa sevgili Selda. Yüreklerimizi o güzel ezgilerinle, sesinle isyanlara götür. Yoksa buralarda yok olup gideceğiz... |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
"Güvercinleri de Vururlar" albümü tüm müzik marketlerde
Dünya gözüyle Selda Bağcan yazılarını okumak için
'irkiltici' uğraşımın arasında hâlâ senaryo yazmak da var. Bu dizilerde Selçuk ve Kubilay suç ortaklarım... Bu harika maceraya onları 2-3 yıl önce ortak etmiştim.. Hâlâ kendilerine gelemiyorlar..